Taahhüt Haber Türkiye’ye 52 proje ile 4 milyar dolarlık yatırım kararı alındı

Türkiye’ye 52 proje ile 4 milyar dolarlık yatırım kararı alındı


Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de 52 projenin yatırım kararının alındığını açıkladı. Dağlıoğlu, bu projelerin ABD, Almanya, Türkiye, İspanya, Hollanda ve Hindistan başta olmak üzere 17 farklı ülkeden geldiğini belirterek, “Projelerin toplam yatırım bedeli yaklaşık 4 milyar dolar. Taahhüt edilen istihdamı ise 10 bin 500 civarında” dedi.


- “36’sı komple yeni yatırım, 16’sı ise tevsii yatırımı”

Dağlıoğlu, projelerin ABD, Almanya, Türkiye, İspanya, Hollanda ve Hindistan başta olmak üzere 17 farklı ülkeden geldiğini aktararak, “Projeler yatırım değerine göre kimya ürünleri, demir çelik ve diğer metaller, enerji, motorlu taşıtlar ve ulaştırma araçları ile madencilik/taş ocakçılığı başta olmak üzere 18 farklı sektörden oluşuyor. Projelerin 36’sı sıfırdan yatırım, kalan 16’sı ise genişleme yatırımı” diye konuştu.

- “Potansiyel 82 projenin 70’i araştırma ve fizibilite aşamasında”

Öte yandan Haziran ayı itibarıyla potansiyel yatırım olarak görülen 82 projenin 70’inin araştırma ve fizibilite aşamasında bulunduğu bilgisini veren Dağlıoğlu, şunları kaydetti: “Potansiyel projelerin toplam yatırım bedeli yaklaşık 4.76 milyar dolar. Toplam taahhüt edilen istihdam ise yaklaşık 15 bin 800 düzeyinde. Projeler bilgi ve iletişim teknolojileri, gıda ürünleri, makina ve ekipmanları, kimya ürünleri ve motorlu taşıtlar için yedek parça başta olmak üzere 23 farklı sektörü kapsıyor. Projelere yatırım değerine göre baktığımızda Almanya, Güney Kore, ABD, Türkiye, Japonya, Kanada ve BAE başta olmak üzere 27 farklı ülkeden geldiğini görüyoruz.”

- “1995’te yüzde 27 olan orta-yüksek teknolojili ürenler ihracatı yüzde 40’lara çıktı”

Dağlıoğlu, uluslararası doğrudan yatırımlar açısından öncelikli sektörleri; e-mobilite, yaşam bilimleri (ilaç, tıbbi cihaz, hastane hizmetleri), sağlık, bilgi ve iletişim teknolojileri (tüketici elektroniği, ICT, yazılım), otomotiv, enerji, kimya-petrokimya, makina, savunma ve havacılık, lojistik, altyapı, tarım, gıda ve içecek şeklinde sıraladı. Mobilite dünyasına adapte olunması gerektiğini vurgulayan Dağlıoğlu, “Bunu yapmazsak önemli bir fırsatı ıskalayabiliriz” dedi. Dağlıoğlu, 1995’te ihracatın yüzde 27’sinin orta-yüksek teknoloji ürünlerden ibaret olduğunu, bugün bu oranın yüzde 40 seviyelerine çıktığını ifade etti.

- Bin 236 Ar-Ge Merkezinde 60 bin personel istihdam ediliyor

Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de Şubat 2020 itibarıyla 187’si uluslararası olmak üzere toplam 1.236 Ar-Ge merkezi bulunduğunu belirtti ve “Toplam 60 bin 173 personel istihdam edilen bu merkezlerin sayısının artmasını istiyoruz” dedi. Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin bugüne kadar 23 milyar dolarlık 224 yatırım projesini ülkeye kazandırdığına, bu yatırımlar kapsamında yaklaşık 48 bin istihdam öngörüldüğüne dikkati çekti.

- “Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlarda 2011’den bugüne kadar olan dönemde Asya ülkelerinin payı yüzde 22’nin üzerine çıkmış durumda…”

Yatırımcının coğrafi profilinin belirlenmesi gerektiğine işaret eden Dağlıoğlu, “Türkiye’deki Avrupalı, Amerikalı, Körfezli veya Asyalı yatırımcıların farklı motivasyon, beklenti ve düşünme tekniği var” dedi. Dağlıoğlu, yatırımlar açısından Asya’ya çok önem verdiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlarda 2011’den bugüne kadar olan dönemde Asya ülkelerinin payı yüzde 22’nin üzerine çıkmış. Dünyanın ekonomik ağırlığı Asya’ya kayıyor; bu bir gerçek. Türkiye de bu gerçekten bağımsız hareket edemiyor. Dolayısıyla Asya’dan yatırım çekmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

-  “Türkiye’nin en güçlü kası yetkin mühendisleri”

 Ar-Ge ve teknolojide de gelecek yıllarda daha çok yatırım kazanılacağını düşündüğünü belirten Dağlıoğlu, “Türkiye’nin en güçlü kası yetkin mühendisleri. Bundan yaklaşık 7 yıl önce portföyümüze giren otomobil mühendisliği şirketi AVL, yatırım değeri olarak 100 bin Euro civarındaydı ama bugün dünyanın en doğusundan en batısına teknoloji ihraç eden bir şirkete dönüştü. Bunların artacağını, Türkiye’de teknolojiyi daha ileri seviyelere götürecek bu yetkin insan gücünün uluslararası yatırımcılar tarafından anlaşıldığı ve bu değerin kabul gördüğü bir yatırım gündemi bekliyoruz” diye konuştu.

Başa Dön